|
| |||||||||
| English | |||||||||
MENÜRSSEN ÇOK OKUNANLAR |
İNGİLİZ MUHİPLERİ!Fatih Altaylı'nın 11 Haziran 2008 tarihindeki Teke Tek programı epey ses getirdi. Programa katılan türban eylemcileri Kevser Ç. ve Nuray B. isimli genç kadınların açıklamaları şok edici oldu pek çok kişi için. Bana sorarsanız hiç de şaşırtıcı değildi. Siz de şaşırmayın bence… Aldıkları terbiye ve sözde eğitimlerini sergileyen bu kadınlardan biri Facebook yazılan ve feysbuk okunan bir paylaşım sitesinde Humeyni’nin fotoğrafına yer vermiş. Altaylı soruyor; Humeyni'nin nesini seviyorsun? İki kadın da cevap veriyor “seviyoruz işte” diye. Neden seviyorsun, neyini seviyorsun? Cevap yok tabii. Humeyni’yi hiç bilmiyor ama bu millete ve devlete yönelik düşmanlıklarını da ancak onun adıyla sergileyebiliyorlar… “Atatürk’ü sevmeme hakkı var mı? Başıma bir iş gelmeyecekse ben sevmiyorum.” Diyor kadınlardan biri. Ama milli mücadeleden de bihaber arkadaş! “Sana o eğitimi verip de okullardan mezun edenlerin” diyesi geliyor insanın… “İngilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı.” Bak sen şu cahil mi, gafil mi, hain mi? Ne menem şey olduğu belli olmayan yaratığa! Sana bunu öğreten ihanet odakları neresi? Bunları öğreten ve papağan gibi ötmeni sağlayan kimdir? Hangi makam ya da iktidar verir sana bu cesareti? Atatürk’ün cumhuriyetinde insan gibi yaşayacaksın, ikinci sınıf insan sayılmayacaksın, hatta adam yerine konulup da çıkarıldığın TV’lerde devlete ve millete olan kinini kusacaksın, sonra da kalkıp bu küstah lafları edeceksin! İşte buna “pes” denir gerçekten… İngiliz’i istermiş… Hakları geniş olurmuş… Vallahi hakların mı, yoksa başka bir şeyin mi genişlerdi bilinmez ama sevmediğin ulu önder olmasaydı, baban da kocan da kim olurdu o hiç bilinmezdi her halde! Bunu da mı hiç düşünmedin? Şimdi gel de bazılarına fazlasıyla batan “Ya sev ya terk et” lafını edenlere kurban olma! Ben de söylüyorum; Ali Kemalci ve mandacı zihniyetin satılmış uşakları ve/veya temsilcileri! Ya bize bahşettiği sonsuz nimetlerle dolu bu memleketi ve devleti sevin Allah’a şükrederek, ya da terk edin. İhanet ve ahlaksızlık tohumlarınızı ekmeye kalkmayın. Ektiğiniz bu tohumları biçmeye kalktığınızda, camiler kışlanız, kubbeler miğferiniz, minareler süngünüz ve müminler(!) askeriniz olsa da sizi kimse kurtaramaz haberiniz olsun! Bu milleti tertemiz dinimizi kullanarak yalanları ile uyutmaya çalışan iktidarın bile o gün nasıl kaçacak bir delik arayacağını kimse tahayyül bile edemez! Bu millet sizin gibi nankörlere hiçbir dönemde iltifat ve itibar etmedi. Bundan sonra da etmeyecektir. Bunlar nafile çabalardır. Son çırpınışlardır. Kimin emri, kimin desteği ile bu milletin dinine, diyanetine, bayrağına, devletine el uzatmaya kalkıyorsanız şunu da bilin ki, sizi kukla gibi oynatanlara bu millet tarihte çok ders vermiştir, bundan sonra da vermeye muktedirdir. Bilmem nerelerde kaçak yaşayan hocaların efendisi(!)nin ağababaları için de geçerlidir bu! Bizim milletimiz Iraklıya, Filistinliye ya da Afgan’a hiç benzemez. Kendilerinden başka kimseyi Müslüman saymayan, her daim zulüm gördüklerini iddia eden bu güruhun ifade ettiği görüşlerin bölücü terör örgütü PKK’nın zihniyetinden ne farkı var anlamak çok güç. Hep aynı iddialar, hep aynı saldırılar, hep aynı bölücülük ve ne yazık ki hep aynı destekçiler. Kuklalar değişse de kuklaları oynatanlar hiç değişmiyor, ne garip. Hatta dile gelen bazı kuklalar söz konusu kadın gibi açıktan da itiraf edebiliyor İngiliz muhipliklerini utanmadan, sıkılmadan! Kadınlara kızmamak gerek diyeceğim ama elde değil! Aslında bu zihniyeti böyle genç zihinlere sokanlara ve buna fırsat verenlere dönüp bakmak gerek önce… Burada suçlu kim peki? Tabii ki gelmiş geçmiş tüm iktidar ve muhalefetler. Bu memlekette Ata’yı bir meta haline getirip nemalanmak isteyen sağından soluna tüm gruplar… İşte bu yüzden hiç şaşmamak gerek o programda yaşananlara, yüreklerimizi parçalasa bile… Hakan Cem Işıklar 12 Haziran 2008
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Arkadaşına gönder!
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. niyazi mete gürgan
[ 24 Haziran 2008 23:26 ]
çok güzel yazmışsınız sayın ışıklar.... kimsenin Atatürk'ü sevmeme gibi lüksü olmamalı... Nedeni ne olursa olsun bu ülkenin toprağına basan herkes şehitlerine ve en başta ulu gaziye borçludur.... Kafasını yerden kaldıranlar ancak güneşi görebilir.... Aydınlık da düşünen beyinlerin üstünde yükselecektir... İsteyen herkes başını kapatmakta serbesttir ve saygı duyulması gerekir... Ancak Atatürk'ü sevmeyene bu ülke toprağı en başta lanet eder.... İyi günler... Dokunaklı ve konuyu böyle güzel anlatan yazılarınızın devamını bekliyoruz Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
ARAMA YAP |
|||||||
|
Hakan Cem Işıklar - Ege'de CASUS BELLI © 2008 Tasarım: Ali Erkurt |
|||||||||