|
| |||||||||
| English | |||||||||
MENÜRSSEN ÇOK OKUNANLAR |
İsmail Manisalıoğlu Yazdı...![]() Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı böyle haykırıyordu Davos’ta moderatöre. İsrail Cumhurbaşkanı Perez’in sözlerinden sonra kendisine söz vermeyen adama. Tamamen sokak ağzı ve tavrıyla konuşup, çekip çıkıyor. Bu davranış hepimizin gazını alıyor ve hep bir ağızdan “vay be ne posta koydu!” deyip kasılıyoruz, “İşte lider! İşte devlet adamı! Özlenen adam, beklenen halife. Hayır, hayır, bekli de Mehdi!” Koyacak yer bulamıyoruz başbakanı. Zaten Kur’an da kendisinden bahsediyor. Ama bu hengâmeden aklımızda kalan tek şey ‘one minute’. Bu kadar gürültüden geriye kalan neden sadece bu iki kelime? Çünkü sayın başbakan mekanı terk edişinden beş dakika sonra çıkıp tavrının moderatöre olduğunu açıklayıveriyor. Haydaaa! Bu kadar gürültü bunun için miydi? Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı moderatörü muhatap alıp toplantıyı terk eder mi hiç? Bu mudur bizim başbakanımızın seviyesi ve devlet itibarını koruma anlayışı? Kaş yapayım derken göz çıkarmak değil midir bu? Devlet idare etme bilgisi ve becerisi bu mudur sayın başbakanın? Sonra aklımızda kalan tek şey “one minute”. Başbakanı bu kadar kızdıran ve “one minute, one minute” diye bağırtan Filistin meselesine gelince; Ne oldu da Filistin Türkiye’nin birinci öncelikli sorunu oluverdi. Bu mesele yaklaşan erken seçimler dolayısıyla bir iç politika malzemesi mi yapılıyor, yoksa iyice üzerimize çöken ekonomik krizden dolayı dikkatlerimiz başka yöne mi çekilmeye çalışıyor? Her neyse, kocaman Arap dünyası dururken bizim bu mevzuya balıklama atlamamızın, dahası bütün İslam âlemi susarken bizim başbakanın avazı çıktığı kadar bağırmasının sebebi nedir? Bütün dünyanın terör örgütü kabul ettiği, PKK ile aynı deftere yazdığı Hamas’ı sahiplenmesinin, meşrulaştırmaya çalıştırmasının sebebi nedir? Yarın önümüze koymazlar mı, “hadi sende PKK’yla aynı masaya otur” diye? Başbakanın tamamen akıl ve izandan yoksun bu fevri çıkışları nelere mal olur bize? Çok bağırdık, ortalığı yıktık herkesi karşımıza aldık, sonra bir Arap dışişleri bakanı çıktı dedi ki; “Arap olmayanlar işimize karışmasın”. Buyurun şimdi ne olacak? Abdullah Gül’den yarım yamalak bir cevap geldi o kadar. Şimdi sesimiz çıkmıyor, oturduk. Arapların bu yaptığı, ilk değildir; bugüne kadar hiçbir uluslararası konuda Türkiye’yi desteklememişlerdir. Kaç Arap ülkesi Kıbrıs konusunda Türkiye’ye omuz verip KKTC’yi tanımıştır. Düne kadar PKK’nın en büyük destekçileri Esad ile Saddam değil miydi? Su meselesi yüzünden beraberce Türkiye’ye saldırma planı yapanlar yine onlar değil miydi? 1.Dünya Savaşı sırasında Kudüs’te evlerin duvarlarına “Türkler defolun” yazıp, İngilizlerle işbirliği yapıp Türk askerini arkadan vuran bu Araplar değil miydi? Hacca giden kafilelere saldıranlar, saldırmasın diye Osmanlı’dan binlerce altın alan bu bedeviler değil miydi? Türklerin karnında altın var deyip Türk askerlerinin karnını deşenler bunlar değil miydi? Arap ülkelerinde ne kadar Türk eseri varsa yıkıp yok edenler bunlar değil midir? Türk dünyasının her köşesinde Müslüman Türkler zulüm görürken kıllarını kıpırdatmayan Arap halkı, Tayyip Erdoğan’ı halife ilan ettiler. Kerkük’te Türkmen kardeşlerimiz hunharca katledilirken, ansızın evlerinden alınıp tutuklanırken Araplardan tek bir tepki var mıydı? Karabağ’ da yüz binlerce Azerbaycan Türkü Ermeniler tarafından öldürülüp, yurtlarından sürülürken neredeydiler? Bulgaristan’da Türklerin isimleri ve dinleri zorla değiştirilirken neredeydiler? Yoksa siz değil miydiniz üç yüz yıl Türkün idaresinde yaşayan? Sayın başbakan bir “one minute” de size. Dağlıca’da Aktütün’de ve daha birçok yerde onlarca şehit verilirken neredeydiniz? One minute sayın başbakan! Kerkük’te kırmızı çizgilerimiz Kürtler tarafından yerle bir edilirken neredeydiniz? One minute sayın başbakan! Kerkük’te Türkiye’nin başına çuval geçirilirken neredeydiniz? One minute sayın başbakan! Yüz binlerce Karabağlı Türkü öldürüp süren, soykırım iddialarıyla dünyayı kapı kapı dolaşan Ermenilerle diyalogda ne oluyor? One minute sayın başbakan! Kıbrıs’ta, Batı Trakya’da, Kerkük’te, Bulgaristan’da, Kosova’da, Rusya Federasyonunda, Doğu Türkistan’da ve de Batı Avrupa’daki Türklerin sorunların hallettiniz de sıra Arapların dertlerini halletmeye mi geldi? One minute sayın başbakan one minute! 21 Şubat 2009 İsmail MANİSALIOĞLU
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Arkadaşına gönder!
|
ARAMA YAP |
|||||||
|
Hakan Cem Işıklar - Ege'de CASUS BELLI © 2008 Tasarım: Ali Erkurt |
|||||||||